Merhaba arkadaşlar!
Günlerdir, hatta haftalardır ertelediğim yazıyı sonunda yazıyorum. Sizin nasıl heyecanla beklediğinizi kendimden bildiğim için beklettiğim için özür dilemekle başlayayım yazıya. Ama kendimce haklı nedenlerim vardı: yeni bir okul, şehir ve tabii ki vizeler... Sürekli ertelemek sizi üzdüğü kadar beni de üzdü, bu yüzden şöyle bir karar aldım: artık yazılarım çok mükemmel hazırlanmış, upuzun, kusursuz olmayacak (zaten değildi de) , aklıma geldikçe ''bir şeyler karalamaya'' çalışacağım.
Başlayalım o zaman. Dünya dönüyor dedik, şarkının devamı nasıldı? YILLAR GEÇİYOR, FARK ETMESEN DE. Zaman geçiyor arkadaşlar. ACELE ETMELİSİNİZ. Ben şu okula geleli neredeyse 2 ay olacak, kasımın tam ortasındayız, sonra yeni yıl hemencecik gelecek ve bir bakmışsınız YGS kapıya dayanmış. Bu duruma iki açıdan bakabiliriz: 1) Hayallerinizi gerçekleştirmenize gerçekten çok az kaldı! :) 2) Acele etmezseniz hayallerinizi gerçekleştiremeyebilirsiniz.
O okulu ve bölümü istiyorsunuz değil mi? O zaman bedelini ödemelisiniz.
Gelen sorular üzerinden gidelim:
*Şu sıralar kaç net yapıyordun?
Evet ben de bu soruyu çok sordum, çok önemsedim, yeri geldi üzüldüm, umutsuzluğa düştüm. Sonra noldu? Zaman denemelerinde matematiği fulllerken sınavda gittim 5 yanlış yaptım. Normal sınavlarda çıkardığım puanın 20-30 puan aşağısında çıkardım. Hemen bir yanlış anlaşılmayı düzelteyim: bu demek değil ki sınavda şu an yaptıklarınızdan düşük bir net yapacaksınız. Ama yapabilirsiniz de, aynı mantıkla (çok) daha yükseğini de yapabilirsiniz. Bu yüzden napıyoruz? Dershane sınavlarını önemsemiyoruz. Haa ama denemede yanlış yaptığımız her sorunun üzerine gidiyoruz, didik didik ediyoruz, bildiğimiz bir konuysa sinirleniyoruz kendimize ve tabii ki daha çok çalışıyoruz. Sadece ''ooo birinci oldum dershanede tamam ya boğaziçi garanti'' demiyoruz.
İlla ki bir sınavı önemseyecekseniz, bu LYS olsun. Dershanedeki LYSler için endişelenebilirsiniz çünkü muhtemelen şu sıralar YGS'nin o tatlı sesine kulak verdiniz ve LYS'yi unuttunuz. KENDİNİZE GELİN LÜTFEN ARKADAŞLAR!! YGS'ye de çalışacaksınız tabii ki, ama unutmayın ki sizin kaderinizi o belirlemeyecek.
Çok ısrar edenler için söyleyeyim şu sıralar kaç net yaptığımı inanın hatırlamıyorum. Ama ilk sınavda Türkçeden 8 yanlışım çıkmıştı mesela, ilerleyen sınavlardaysa sosyalden 4 yanlışın altına düşmek için bayağı uğraşmıştım. Zaman denemeleri berbat ötesiydi zaten saymıyorum bile. İlk dershane denemem 410 puandı yanlış hatırlamıyorsam ama sınav çok çok çok kolaydı. Yani bu bir kıstas değil ve olmayacak, burda tamam mıyız :)
*Umutsuzluğa düştüğünde ne yapıyordun?
Arkadaşlar size çok gizli bir bilgi vereceğim, YGS-LYS ile istediği okulları kazananlar da insan. Bizim de en dipte anlarımız oldu, biz de ağladık, hala da oluyor bunlar. Yalnız değilsiniz :) Ama bizim ekstradan yaptığımız tek şey düştüğümüzde ayağa kalkmasını bilmek oldu. Bunu yaparsanız kazanacağınızdan eminim :) Daha az önce birinin ''Sınavım kötü geldi, moralim bozuldu.'' dediğini gördüm. Sınavınız kötü gelirse ve oturup buna üzülürseniz bilin ki yanlış yoldasınız. Aksine, o kadar çok hırslanmalısınız ki, hiçbir şeyi gözünüz görmemeli!!!! O konunun daha çok üstüne gitmelisiniz, daha da çok test çözmelisiniz.
Koreli arkadaşımız ne de güzel söylemiş. Hadi o zaman derse! Çok verimli bir haftasonu olur umarım, soruları lütfen burdan sorun, görüşmek üzere! ^.^
Öğrenmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Öğrenmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Kasım 2014 Cuma
28 Eylül 2014 Pazar
Pomodoro Tekniği
Önceki yazılarımda çalışırken illa molalar vermenizi önermiştim. Net bir sistemden bahsetmemiştim çünkü kendim de net bir sistem uygulamamıştım, o yüzden rehberlikçilerden kopya çekerek 40 dakika ders 10 dakika mola demiştim.
İşte şimdi sisteme bağlıyorum.
*
Diyelim ki bir kitap kurdu değilsiniz ama arada merak ettiğiniz kitapları (romanları diyeyim) okuyan birisiniz. Yeni bir romana başlarken senaryo şöyle olur: (en azından ben de böyle) Başlarda hevesle okumaya başlarsınız. Sonra sıkılırsınız ve bırakırsınız. Ertesi gün kaldığınız yerden devam edersiniz. Nihayet sıkıcı kısımları geçtiğinizde ve aksiyon başladığında kitabı bir günde bitiriverirsiniz. (Buna en iyi örnek "Olasılıksız" romanıdır herhalde, ilk başlarda sıkıcı ve çeviri gazabına uğramış kumar sahnesini okuyup anlayabildikten sonra geriye bir Hollywood aksiyonunu seyretmek.. pardon okumak kalır.)
Hah işte, şu başlarda hevesle okuyup sonra sıkılma durumuna odaklanalım. Ne kadar sürer bu hevesle okuma faslı bir düşünün. Eğer kitap kurduysanız veya kitaplarla hiç mi hiç aranız yoksa hevesle başlayıp sonradan bıraktığınız başka bir şey de olabilir. Dil öğrenmek, belgesel izlemek, ders çalışmak :) vs.
Düşündünüz mü?
Aynı bizim gibi tez canlı bir öğrenci olan Francisco Cirillo düşünmüş ve Pomodoro (Domates) Tekniği ile çıkagelmiş.
İngilizce'niz varsa sitesindeki videoyu izlemenizi tavsiye ederim: http://pomodorotechnique.com/
Ekşide de güzel bilgiler mevcut: https://eksisozluk.com/pomodoro-teknigi--2538811?a=nice
Ben olayı özetleyeyim:
Yapacağınız işi belirliyorsunuz. 25 dakika üzerinde çalışıyorsunuz. 25 dakika sonunda alarm çalıyor. Ve 5 dakika ara veriyorsunuz. Olay bu.
(Kitap örneğini bu yüzden verdim, çünkü benim de sıkılmadan kitap okuduğum süre 20-25 dakika filandı. 20-25 dakika sonra devam etsem de hızım düşerdi. Veya direkt olarak kendimi 1 saate göre ayarladığım için yavaş okurdum.)
Biraz daha açayım olayı daha iyi anlayacaksınız:
Şimdi hepimiz sabırsısız değil mi? Aklımızda üniversite hayalleriyle derse oturuyoruz fakat 25 dakika sonra sıkılıyoruz ve hayaller de yerini "Aman olduğu kadar", "Hayırlısı olsun." türevi cümlelere bırakıyor. İşte bu teknik diyor ki bu 25 dakikayı verimli kullanın ve 25 dakika sonra işi bırakıp ara verin. Benim ilk okuduğum kaynakta "25 dakikanın sonunda kendinize bir ödül verin." diyordu. 5 dakika müzik dinleyebilirsiniz (ders çalışırken müzik dinlemeye karşıyım ama boş zamanınızda dinlemeyin demiyorum) 5 dakika flappy bird türevi bir oyun oynayabilirsiniz. Ama 25 dakika ders çalışmanın molasının 5 dakikayı geçmemesi iyi olur.
Biraz daha detay: (Bazılarını videodan alıntılıyorum.)
1- Günlük yapmanız gereken şeyleri belirleyin. (Ama bunu 30 gün önceden program yaparak belirlemeyin tabii. Konu konu çalışın diyorum ya, çalışacağınız konuları belirleyin yani. Aynı hesap.)
2- Belirlerken önceliklerinizi de belirleyin. Önce biyoloji çalışmam lazım vs.
3- Masanızı temizleyin, çalışacağınız ortamdan odaklanmanızı engelleyecek elektronik aletleri vs. kaldırın.
4- Çalışacağınız şeyler için ne kadar 25 dakika/pomodoroya ihtiyacınız olduğunu belirleyin. Gerçi siz sınav öğrencileri tüm gün çalışmanız gerektiği için buna pek gerek yok. :d
5- Sıradaki çalışacağınız konudan bir birimlik çalışma hedefi belirleyin. (Örneğin biyoloji çalışacaksınız, bir test veya video belirleyin.)
6- 25 dakika sonraya alarm kurun ve tamamen ona konsantre olarak çalışın!!! Sadece önünüzdekine konsantre olun. Biyoloji testi çözerken sadece teste konsantre olun, matematiği, akşam ne yiyeceğinizi, havanın nasıl olduğunu, hayatın anlamını vs. hiç birini düşünmeyin. Düşünür gibi olursanız, "HEY! Ben pomodorodayım!" diye düşünceleri kafanızdan atın. Sadece o 25 dakikalık zaman dilimine ve orada yaptığınız işe yoğunlaşın. Ve inanın, 25 dakikalık gibi kısa bir sürede ne kadar sıkıcı olursa olsun uğraştığınız işe yoğunlaşmak zor bir iş değil. Sorun 25 dakikadan (veya sizin sıkılma eşiğiniz ne kadarsa o kadardan) sonra başlıyor. Okulu anımsayın, dersi dinlememeye/dinleyememeye son 15-20 dakikada filan başlıyorsunuz değil mi? Hah işte biz burada o son 15-20 dakikayı es geçiyoruz.
ÖNEMLİ: Saatinizi/Telefonunuzu görünür bir yere koymayın. Sürekli saate bakarak "Yav kaç dakika kaldı??" diye sormayın kendinize. Çalıştığınız işe odaklanmanız gerek. Sanki sonsuza kadar çalışacakmışsınız gibi çalışın ama çok kısa süreliğine çalıştığınızın da farkında olun. Bundan fazlasına gerek yok.
Biraz daha detay: (Bazılarını videodan alıntılıyorum.)
1- Günlük yapmanız gereken şeyleri belirleyin. (Ama bunu 30 gün önceden program yaparak belirlemeyin tabii. Konu konu çalışın diyorum ya, çalışacağınız konuları belirleyin yani. Aynı hesap.)
2- Belirlerken önceliklerinizi de belirleyin. Önce biyoloji çalışmam lazım vs.
3- Masanızı temizleyin, çalışacağınız ortamdan odaklanmanızı engelleyecek elektronik aletleri vs. kaldırın.
4- Çalışacağınız şeyler için ne kadar 25 dakika/pomodoroya ihtiyacınız olduğunu belirleyin. Gerçi siz sınav öğrencileri tüm gün çalışmanız gerektiği için buna pek gerek yok. :d
5- Sıradaki çalışacağınız konudan bir birimlik çalışma hedefi belirleyin. (Örneğin biyoloji çalışacaksınız, bir test veya video belirleyin.)
6- 25 dakika sonraya alarm kurun ve tamamen ona konsantre olarak çalışın!!! Sadece önünüzdekine konsantre olun. Biyoloji testi çözerken sadece teste konsantre olun, matematiği, akşam ne yiyeceğinizi, havanın nasıl olduğunu, hayatın anlamını vs. hiç birini düşünmeyin. Düşünür gibi olursanız, "HEY! Ben pomodorodayım!" diye düşünceleri kafanızdan atın. Sadece o 25 dakikalık zaman dilimine ve orada yaptığınız işe yoğunlaşın. Ve inanın, 25 dakikalık gibi kısa bir sürede ne kadar sıkıcı olursa olsun uğraştığınız işe yoğunlaşmak zor bir iş değil. Sorun 25 dakikadan (veya sizin sıkılma eşiğiniz ne kadarsa o kadardan) sonra başlıyor. Okulu anımsayın, dersi dinlememeye/dinleyememeye son 15-20 dakikada filan başlıyorsunuz değil mi? Hah işte biz burada o son 15-20 dakikayı es geçiyoruz.
ÖNEMLİ: Saatinizi/Telefonunuzu görünür bir yere koymayın. Sürekli saate bakarak "Yav kaç dakika kaldı??" diye sormayın kendinize. Çalıştığınız işe odaklanmanız gerek. Sanki sonsuza kadar çalışacakmışsınız gibi çalışın ama çok kısa süreliğine çalıştığınızın da farkında olun. Bundan fazlasına gerek yok.
EKLEME: Videoda Recap-Work-Review şeklinde çalışın demişler. Yani önce bir diziyi özetler gibi geçen bölümde ne olduğu, çalıştığınız konuda en son yaptıklarınızın kısa tekrarı, sonra çalışmanız ve sonra da çalışmanızı tekrar etmeniz. Güzel bir öneri, her pomodoroda olmasa bile ilk pomodoro ve son pomodoroda bunu yapmanızı öneririm.
Ben bu teknikle, kitap okudum! Evet, kitap okuma alışkanlığım pek yoktu. Kitap okurken çok sıkılan biri değildim ama çok zevk alan biri de değildim. Ama okumam gerekiyor ve aşırı sabırsızım. Basit bir hesapla günde 20 sayfa kitap okuyarak 10 günde 200 sayfalık bir kitap, 1 ayda 3 ve 1 yılda 36 kitap okumak mümkün. 36 bir Türk için çok büyük bir sayı :) Fakat ben yapamıyordum. Yazın, sabah kalkar kalkmaz bir pomodoro, öğlen bir pomodoro, gece de bir pomodoroyla günde 50 sayfa kitap okuyabilir hale geldim. (Yavaş bir okuyucuyum.) Okul başlayınca alışkanlık gitti fakat alışkanlık gitti diye hemen koyvermemek lazım, okula alıştıktan sonra yine başladım.
Özetlersek; bu teknik düzenli yapabilirseniz oldukça verimli çalışabilmenize olanak sağlar.
Ben bu teknikle, kitap okudum! Evet, kitap okuma alışkanlığım pek yoktu. Kitap okurken çok sıkılan biri değildim ama çok zevk alan biri de değildim. Ama okumam gerekiyor ve aşırı sabırsızım. Basit bir hesapla günde 20 sayfa kitap okuyarak 10 günde 200 sayfalık bir kitap, 1 ayda 3 ve 1 yılda 36 kitap okumak mümkün. 36 bir Türk için çok büyük bir sayı :) Fakat ben yapamıyordum. Yazın, sabah kalkar kalkmaz bir pomodoro, öğlen bir pomodoro, gece de bir pomodoroyla günde 50 sayfa kitap okuyabilir hale geldim. (Yavaş bir okuyucuyum.) Okul başlayınca alışkanlık gitti fakat alışkanlık gitti diye hemen koyvermemek lazım, okula alıştıktan sonra yine başladım.
Özetlersek; bu teknik düzenli yapabilirseniz oldukça verimli çalışabilmenize olanak sağlar.
*
25 Dakikada yapabilecekleriniz:
1 Test (Herhangi bir ders),
1 Sosyal denemesi (Sayısalcılara: İlk başlarda 30-35 dakikalık pomodoroyla başlayabilirsiniz buna. Ama marta doğru mutlaka 25 dakika olmalı, bir sayısalcı sosyali hızlı yapmalı.)
1 Biyoloji Konusunun Tekrarı
1 Günün tekrarı
Bunları yapılabileceğine emin olduğum şeyler olduğu için yazdım, siz deneme yoluyla daha da arttırabilirsiniz.
Günde 3 pomodoroyla başlayın. 1-2 gün sonra 4'e çıkarın. İkinci haftanın sonunda 6 pomodoroya çıkmış olun. 6 pomodoro yapın, yani 25 dakika "YOĞUN" bir şekilde çalışın. Geri kalan zamanda sıradan, alıştığınız gibi (verimli olsun verimsiz olsun) çalışmanıza devam edin. (Dikkat! 6 pomodoro yapıp günün geri kalanını çekirdek çitleyerek geçirin demiyorum, yine çalışın ama kendi kafanıza göre) Zaten en sonunda pomodoroyla çalışmanızın daha verimli olduğuna kanaat getirip pomodoroları arttırırsınız. Ama pomodoro zor geliyorsa tamamen bırakmak yerine 6 pomodoro gibi bir sayıda sabit kalın. Pomodoro sizi kesmiyorsa ileriki zamanlarda 40 dakika ders 5 dakika mola gibi farklı kombinasyonlar deneyebilirsiniz ama başlangıç için 25-5 iyi.
İyi pomodorolar.
Günde 3 pomodoroyla başlayın. 1-2 gün sonra 4'e çıkarın. İkinci haftanın sonunda 6 pomodoroya çıkmış olun. 6 pomodoro yapın, yani 25 dakika "YOĞUN" bir şekilde çalışın. Geri kalan zamanda sıradan, alıştığınız gibi (verimli olsun verimsiz olsun) çalışmanıza devam edin. (Dikkat! 6 pomodoro yapıp günün geri kalanını çekirdek çitleyerek geçirin demiyorum, yine çalışın ama kendi kafanıza göre) Zaten en sonunda pomodoroyla çalışmanızın daha verimli olduğuna kanaat getirip pomodoroları arttırırsınız. Ama pomodoro zor geliyorsa tamamen bırakmak yerine 6 pomodoro gibi bir sayıda sabit kalın. Pomodoro sizi kesmiyorsa ileriki zamanlarda 40 dakika ders 5 dakika mola gibi farklı kombinasyonlar deneyebilirsiniz ama başlangıç için 25-5 iyi.
İyi pomodorolar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

