İnternet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İnternet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ağustos 2014 Çarşamba

4-10 Ağustos Google'da En Çok Arananlar

Google 4-10 Ağustos tarihleri arasında Türkiye'nin en çok neleri internet başında aradığını açıkladı. Bakın listede neler var neler?


  1. Cumhurbaşkanlığı seçimi
  2. Ersun Yanal
  3. Perseid meteor yağmurları
  4. Recep Tayyip Erdoğan
  5. Ekmeleddin İhsanoglu
  6. Kevin Constant
  7. İbrahim Çelikkol- Sinem Kobal
  8. Yasin Öztekin
  9. Oy kullanmama cezası
  10. Ebola virüsü

Google Trends aracılığı ile en çok aranan kelimeleri görüp, bu kelimeler üzerine özgün makaleler hazırlayarak ziyaretçi trafiğinizi arttırabilirsiniz.

Google Domain İşine Girdi!Google Plus Hikayeleştirme ÖzelliğiYandex Google'a Rakip Olabilir mi?Google'dan Beni İzleme SeçeneğiGoogle'ın Vefat Eden EvlatlarıGoogle Bunun Farkıda mı?Google İnsanlığı Ele Geçirecek!Google EfsaneleriGoogle'dan g.co HareketiGoogle Doğrulama Kodu Ücretli Midir?

9 Ağustos 2014 Cumartesi

Sıralamada HTTPS'nin Önemi

Geçtiğimiz günlerde Google, HTTPS yani SSL sertifikasının aramalarda önem arz edeceğini duyurdu. Bir çok web tasarım ve teknoloji sitesinde Google'ın bu hamlesi ile Pagerank değerlerimizin değişeceği, güvenli bağlatı kullanan sitelerin aramalarda üst sıralara çıkacağını okuduk / okudunuz.

Dilerseniz herşeye baştan başlayıp ilk önce HTTPS nedir, SSL nedir bunu cevaplayalım.

HTTPS Nedir?
SSL Nedir?
Bir çok sitenin adresinde www. dan önce HTTP geldiğini görürsünüz. Bunun açılımı Hypertext Transfer Protocol demektir. Türkçeye çevirecek olursak Veri Aktarma Protokolü diyebiliriz. HTTPS ise Hypertext Transfer Protocol Secure yani Güvenli Veri Aktarma Protokolü şeklindedir.

Yani HTTPS ile başlayan sitelerin veri aktarım işini, veri transferi işlemini güvenli bir şekilde yaptığını anlatır.

HTTPS bağlantısı edinebilmek için SSL sertifikası almamız gerekir. Bu ücretli bir işlemdir. Sanırım bu işlemin ücretli olduğunu aktardığımız andan itibaren Google'ın neden HTTPS'de ısrar ettiğini anlamışsınızdır.

İnternetin ve Teknolojinin etinden, sütünden, derisinden faydalanan Google yine para kazanabileceği bir işe girişiyor ve alternatifsiz internet devi olarak tüm internet kullanıcılarını buna mecbur ederek para kazanmayı hedefliyor olabilir.

SSL sertifikası ise para ödeyerek satın aldığınız bir hizmetin adresinizin yanında güvenli olarak görünmesinden ibarettir.

Bu SSL sertifikasını ve HTTPS uzantısını e-ticaret siteleri, ödeme alan siteler kullanır. Bunun amacı da ödeme yapmak için girdiğimiz kredi kartı yada başka bilgilerimizin güvenlikli bir şekilde korunması içindir.

İnternetten alış veriş yaparken dikkat edilmesi gereken en büyük husus sitenin başında HTTPS olup olmadığıdır.

HTTPS'nin SEO'ya Etkisi Nedir?
HTTPS bu güne kadar SEO konusunda hiç bir etki de bulunmuyordu. Sadece yukarıda da belirttiğim gibi ödeme işlemlerinde güvenliği sağlıyordu.

Ancak Google'ın bu son açıklamasından sonra  anlıyoruz ki, SSL sertifikası kullanan siteler SEO konusunda ayrı bir önem arz edecektir.

Bu güne kadar HTTPS'nin sitelerimize olumlu ve olumsuz olmak üzere 2 adet etkisi bulunuyordu.

1-) Sitemizin başında HTTPS'yi gören kullanıcılar, bunun ne manaya geldiğini bilenler sitemize güvenle yaklaşıyordu.
2-) HTTPS ile başlayan siteler HTTP ile başlayan sitelere göre biraz daha geç açılıyor. Yani sitemizin açılış hızını düşürüyor.

Google'ın yaptığı açıklamadan anladığımız kadarıyla HTTPS artık bir sıralama faktörü olarak kullanılacak.

Google bir süre önce tüm servislerini Gmail başta olmak üzere HTTPS bağlantısına kavuşturmuş ve bunun öneminden bahsetmişti.

Google şöyle bir açıklama yaptı;
“ For now it’s only a very lightweight signal — affecting fewer than 1% of global queries, and carrying less weight than other signals such as high-quality content — while we give webmasters time to switch to HTTPS. But over time, we may decide to strengthen it, because we’d like to encourage all website owners to switch from HTTP to HTTPS to keep everyone safe on the web.”


Yani HTTPS ile başlayan bağlantıların sıralamada %1 gibi bir oran da etki edeceğini söylüyor. Özgün içeriğin, kaliteli içeriğin daha fazla önem arz ettiğinin altını çiziyor. İlerleyen zamanlarda bu %1'lik önemin artacağını ve insanların HTTPS'ye geçmeleri için teşvik edileceği açıklanıyor.

Google Neden HTTPS'ye Önem Vermeye Başladı?
Google internetin en çok kazananı ve en büyüğü olarak bazı önlemler almak zorundadır. Her internet kullanıcısının bir Gmail hesabı olduğunu düşünürsek, HTTPS ile başlamayan bir Gmail hesabının ele geçirilmesi daha muhtemeldir. Bir çok internet kullanıcısı internetteki tüm şifrelerini aynı yapmaktadır. Yani Gmail hesabının şifresi ile bir başka üyelik gerektiren hizmetin şifresi aynı olabiliyor. Daha açık şekli ile bir kullanıcının şifresi ele geçirildiğinde Gmail hesabı da ele geçirilebilir. Geçtiğimiz günlerde Rus hackerların yaptığı bazı hamleler Google için ürkütücü olmuş olabilir.

Bir diğer sebebi ise yine yukarıda bahsettiğim maddi sebeptir. SSL sertifikası yani HTTPS bağlantısı ücretli olarak satılmaktadır. Bunun için dünya üzerinde satış yapan onlarca site vardır. Bunların en başında gelen bazı sertifika satıcısı firma şunlardır ; VeriSign,  Comodo, Geotrust, ve RapidSSL gibi firmalardır.

Google bu sertifika işine girerek kullanıcılara sertifika satışı yapacağını düşünebiliriz. Bu da Google'ın hayrına bir iş yapmadığının göstergesidir.

Sonuç
Eğer bir e-ticaret siteniz varsa, ödeme alan bir siteniz varsa SSL sertifikasını mutlaka almalısınız. Bunu Google sıralamalarında üst sıralarda yer almak için değil, müşterilerinizin ya da kullanıcılarınızın güvenliği için yapmalısınız.

Bu konuda nacizane fikirlerimi beyan ettim. Sizde bu konuda neler düşündüğünüzü yorumlar kısmından iletebilirsiniz.




24 Temmuz 2014 Perşembe

Google Domain İşine Girdi!


Google'ın web girişimciliği sorgulanamaz. Google Domain işine girdi. Domains Google adı altında artık Google üzerinden domain alıp, domain satabileceğiz. Domain kayıt piyasasına baktığınızda Google'ın büyük bir bölümü zapdedilmiş olan domain pazarına neden girdiğini sorgulayabiliriz ancak Google'ın Google+ resmi sayfasından yaptığı açıklamada İnternet kullanıcısının %55'inin bir web sitesi olmadığını söylüyor. Araştırmalar yapmış ve %55'lik bir pazar payını görüp bu işe girmiş. Olaya nereden baktığınız çok önemli. Google'ın bu iştirakini öğrenince aklıma çorap üreticiliği yaptığım zamanlarda sektörümüz içerisinde anlatılan şu hikaye geldi.

Vakti zamanında büyük çorap şirketlerinden birisi pazar araştırması yapmak üzere bir elemanını Afrika'ya gönderir. Bir ay orada pazar araştırması yapmasını bir ay sonunda da izlenimlerini, araştırmalarını bir rapor olarak sunmalarını isterler. Bir ayın sonunda hazırlanan raporun sonunda şu cümle yer almaktadır.

''Afrika'da insanların giyecek ayakkabısı yok, çorap satmamız mümkün görünmüyor''

Başka bir şirket bir personelini Afrika'da pazar araştırması için gönderip bir ay sonunda bir rapor hazırlamasını ister.

İkinci şirketin elemanı bir ay sonunda bir rapor hazırlar ve raporun sonunda şu cümle yer almaktadır.

''Afrika müthiş bir pazar, burada kimsenin ayağında çorap yok, buradaki insanlara çok çorap satabiliriz''

İşte bakış açısının getirdiği farkındalık diyebiliriz.

Google'da bu bakış açısı ile %55'lik kısmı kendisine hedef pazar olarak seçmiş ve gerekli tüm çalışmalarını tamamlamış.

Önümüzdeki günlerde şuan test aşamasında olan Google Domain projesini resmi olara duyuracak.

Google Domain Detaylarını ise şu şekilde derleyebiliriz.
Google internetteki konumunuda kullanarak web sitesi sahibi olmayan insanlara domain satacak.

Google sattığı domainler için hazır web sitei kurmak isteyenler için Squarespace, Shopify, Weebly ve Wix gibi hazır site kurma araçları sunan online hizmet siteleri ile ortaklık içerisine girmek üzere. Bu sayede Google Domains aracılığı ile alan adına sahip olan kullanıcılar yukarıda belirtilen online hizmet servisleri ile kendilerine ait web sitelerini, yine Google’a özel avantajlar ile üretebilecekler.

Google kendi üzerinden yapılan domain kayıtları için bir kaç özellik ile tercih edilmeyi arttırmaya çalışıyor. Örneğin, Google üzerinden kayıt edilen bir domainin kimliği ücretsiz bir şekilde gizli tutulabilecek.

Başka firmalardan yapılan domain kaydında DNS güncelleme işlemi 12 ila 24 saat arasında sürmekteydi ancak Google bu noktada da bir yenilik yaparak Google üzerinden kayıt edilen domainlerin daa hızlı ve sorunsuz olacağını iddia ediyor.

Şuan Google Domain hizmeti sadece davetli kullanıcılar tarafından test edilebiliyor. Kısa bir süre sonra test aşamasından çıkıp tüm kullanıcıların hizmetine sunulacak.

ğer sizde bir çok internet kullanıcısından önce Google Domains hizmetini test etmek istiyorsanız aşağıdaki linke tıkladıkdan sonra “Manage My Domains” sekmesine tıklayın ve ardından yönergeleri takip ederek kendiniz için davet kodu talebinde bulunun.

» Google Domains



15 Haziran 2014 Pazar

Reklamsınız Nedir, Nasıl Kullanılır?

Reklamsınız sistemi ile BilişimBilgi.com sayesinde tanıştım. Reklamsınızı inceledim ve gerçekten faydalı bir yapı olduğu kanaatine vardım. İlk başta biraz amatör görünse de işleyişin içine girdiğinizde samimi ve bir o kadar çalışkan olduklarını görüyorsunuz. Her geçen gün geliştirmek için harcadıkları çaba ve efor ise takdire şayandır.

Reklamsınız sitesini tarif etmemi isterseniz. Web Site İmleme sitesi diyebiliriz. Diğer imleme sitelerinden biraz farklı. Diğer imleme sitelerine istediğiniz linki yada konuyu ekleyerek imliyordunuz ancak Reklamsınız'da konu linki değil sitenizi ekliyorsunuz.

Üye olmanız gerekiyor ki bunu faydasını ilerleyen zamanlarda göreceksiniz. Üyeliğiniz ile başkalarını sitelerine yorum yaptıkça puan kazanıyorsunuz. Kazandığınız bu puanlar size bir şekilde fayda sağlıyor. Örneğin, puanınıza göre forum tanıtımları yaptırabiliyorsunuz.

Bir çok özelliği daha mevcuttur. Profilinizden siteniz ile ilgili bir çok bilgiye ve veriye erişebiliyorsunuz.
Pagerank değerinizi, Dmoz kaydınızı Alexa ülke ve dünya sıralamanızı görebiliyorsunuz.

Diğer kullanıcılar sizin sitenize yorumlar yapabiliyorlar. Bu yorumlar sayesinde sitenizi geliştirebilir ve yönlendirebilirsiniz. Sizde başkalarının sitelerini ziyaret ederek onların sitelerine yorum yapabilir ve puanlar kazanabilirsiniz.

Reklamsınız sistemine dahil olmak için tek yapmanız gereken üye olmak ve sitenizi eklemektir.

Reklamsınız'da SRGZ Blog'a yorum yaparak görüşlerinizi belirtebilir, destek olabilirsiniz.



9 Haziran 2014 Pazartesi

Ekrana Kaç Dakika Bakıyoruz?


Ünlü Amerikalı Risk Sermayedarı olarak bilinen Mary Meeker'ın şirketine ait bir araştırmaya göre dünyada hangi ülkelerin televizyon, bilgisayar, telefon ve tablet ekranına baktığının dakikaları ölçümlenmiş.

Ortaya çıkan tablo ise bir hayli ilginç...

Yaklaşık 2 yıldır İnternet Trendleri üzerine çalışmalar yapıp bu çalışmaları sunumlar halinde kamuoyu ile paylaşan Meeker, son olarak insanların kaç dakika ekrana baktıklarına dair bir istatistik yayınladı.

Ülkelere göre kullanıcıların, televizyon, bilgisayar,telefon ve tablet gibi cihazların ekranına ne kadar baktığını verilerle ortaya koyan çalışmada ürkütücü rakamları gördüm.

Başka bir deyişler elektronik cihazlara olan bağımlılığımız ölçümlenmiş diyebiliriz.

Yukarıdaki tabloda da göreceğiniz üzere Endonezya en çok ekrana bakan ülke görünüyor. Türkiye 19. sırada bulunuyor. Bu verilere göre Türk İnsanı, 111 dakika televizyon izlerken, 109 dakika bilgisayarın başında vakit geçiriyor. Gün içerisinde elimizden düşürmediğimiz telefonun ekranına bakma süremiz ise 132 dakika ile kendi içinde lider konumda... Son olarak hayatımıza yeni giren bir elektronik cihaz olan Tabletlerin ekranına ise 39 dakika bakıyoruz.

Listenin en altında İtalya ve Fransa yer alıyor. En az kullanımın olduğu ülkeler olmasında belkide devlet politikası olarak 18:00'dan sonra iş e-maillerini engellemesinin bunda payı olabilir.

İlginç bir sonuçta Kore'de tablet kullanımının çok az oranda görünmesi..

*Cihaz başına ekran başında harcanan süre dakika cinsinden belirtilmiştir.

Kaynak

21 Mayıs 2014 Çarşamba

Google Plus Hikayeleştirme Özelliği

Google Plus’ın kapanacağı noktasında iddialar devam ederken Google sosyal ağındaki yeni özelliği Stories’i yani hikayeleştirmeyi duyurdu. Auto awesome özelliğiyle fotoğrafları hareketlendirilen Google Plus , Hikayeleştirme özelliği ile  bir adım ötesine giderek görselleri hikayeleştirmenin önünü açıyor. Fotoğrafların, videoların ve haritadaki noktaların otomatik olarak birleştirilerek yayınlanmasına olanak sağlıyor.

Kendi hikayesini yazmayan, blog yazmayan internet kullanıcıların hikayelerini yazmaya hazırlandığını söyleyebileceğimiz Google Plus bu adımla sosyal ağa ne kadar ilgi çekebilir merak konusu. Geçtiğimiz haftalarda size bahsettiğimiz Adobe Voice uygulamasını andırsa da Google+ Stories varolan bilgilerden kendi derlemesini yapmasıyla farklılaşıyor.

Fotoğrafları derledikten sonra tarih ve yer bilgisini de ekleyerek slayt haline getiren Google Plus Stories sadece bir yer bildirimi veya fotoğraf paylaşımından fazlasını vermesiyle önemli bir uygulama gibi görünüyor. Google Plus’ın Android uygulamasına sahip kullanıcılar bu hafta bu deneyimi yaşamaya başlayabilecekken iOS kullanıcıları birkaç hafta beklemek zorunda.

Bu adımın Google Plus’ın aktif kullanıcı sayısına nasıl katkıda buluncağını birlikte göreceğiz ama hikayeleştirme uygulamalarında Adobe’nin ardından Google’ın da yer alması bu alana olan ilgiyi gösteriyor. Hikayeyi zaman çizelgesinde anlattıran yerli girişimlerden Line.do bu ilgiyle yeni bir noktaya ulaşır mı bilinmez ama Google+ Stories ile hazırlanan hikayelerden birini görmek isteyenler buradan detaylı inceleyebilirler. 

Sosyal ağların geleceğiyle ilgili ne dersiniz? Daha fazla paylaşım, anonim paylaşım, geçici paylaşım…

Sosyal Öğrenim Platformu; eÖdev

Türkiye'de eğitim ve öğretimi internet ortamı ile birleştirip daha eğlenceli hale getiren bir yapıdan bahsedeceğim. eÖdev isimli proje yayın hayatına kısa bir süre önce başlamış olmasına rağmen sisteminde kayıtlı üye sayısı, soru sayısı, yanıt sayısı takdire şayandır.

Yöneticilerden Meriç Balak şu açıklamayı yaptı ; ''Eodev içerisinde cevapların ve açıklamaların kalitesi moderatörler tarafından sağlanmaktadır – aileler, aktif öğretmenler, emekli öğretmenler ve üstün başarı gösteren öğrenciler. Eodev öğrenme süreci içerisinde oyunlaştırma elementlerini (puanlar, sıralamalar, başarılar, “Teşekkür” düğmesi) kullanarak motivasyonu artırmaktadır. Türkiye içerisinde tüm çocuklara ulaşmak istiyoruz çünkü herkesin eğitime kolay ve ücretsiz bir şekilde sahip olması gerektiğine inanıyoruz.''

eÖdev Sistemi Nasıl Çalışır?
çok basit bir çalışma sistemi vardır. Siz cevabını bulamadığınız soruları sorarsınız, cevabı bilenler cevap verir. Boş vakitlerinize sorulan soruları cevaplayarak hem pratik yapmıl olur hem de başka kişilere yardımcı olmuş olursunuz.

Sor bana sorayım sana tekniği diyebiliriz.  Sistemin kolay olması kadar ücretsiz olması da ayrı bir dikkat konusudur.  Binlerce kişinin çevrimiçi olduğu eÖdev sitesinde sorularınıza kısa sürede yanıt bulabilirsiniz.  Site kullanım istatistiklerinden çıkan sonuç ortalama olarak 10 dakika içerisinde soruların cevaplandığı yönündedir.

Amerika menşeili olan Brainly Sosyal Öğrenim Ağları’nın bir üyesi olan Eodev.com Sosyal Öğrenim Ağı’nın
kayıtlı kullanıcı sayısı 1 milyonu aşmış durumda. Eylül 2012’de hizmete giren ücretsiz portal, sosyal
öğrenim bilincini kısa sürede yayarak bu alanda öğrencilerin en çok kullandığı sosyal platformdur.

İlkokul öğrencisinden tutunda Üniversite öğrencisine kadar bir çok alandan bir çok öğrenci sisteme dahil olmuş durumda. Sosyal bir platform olması sebebi ile bu paylaşımların ilerleyen zamanlarda dostluğa dönüşmesi mümkündür.

Eodev içerisinde öğrencilerin zorlandıkları ders konularında soru sorabilmeleri için puanlara ihtiyaçları vardır. Sistem tarafından kayıt sonrası verilen puanların bitmesi durumunda tekrar puan kazanabilmek için başka kişilerin ödevlerine yardım edilmesi zorunlu kılınmıştır. Bir soruya en fazla iki cevap verilebildiğinden hızlı ve en iyi cevabı vermek için bir yarışma ortamı söz konusudur. Zira en iyi cevabı verenler ekstra puanlar kazanmakla birlikte sıralamalar içerisinde de unvanlar elde ederler. Balak’a göre, oyunlaştırma elementleri ile
desteklenmiş sosyal öğrenim siteleri sadece oyun oynamayı seven, yarışmalara katılan ya da önemli bir sınava hazırlanan öğrenciler için değil genele hitap etmekte ve büyük fırsatlar oluşturmaktadır.

İçerikler, verilen cevaplar uzman moderatörler tarafından kontrol ediliyor. Başka kaynaklardan yada sitelerden kopyalanan cevaplar için kullanıcılar öncesinde ikaz edilmiş. Sebebi ise kişilerin kendi bilgilerini kendi özgün cümleleri ile ifade etmesini sağlamaktır.

Günümüzde mobil bir dünyamız olduğunu düşünürsek cep telefonlarından ve tabletlerden de erişim sağlayabilmeniz için uygulamalarda mevcuttur. İOS ve Android için geliştirilen uygulamalar ile istediğiniz zaman istediğiniz yerden erişebilirsiniz.

Aynı sistem bir çok ülkede de aktif bir şekilde kullanılmaktadır.
Brainly.com (ABD), Zadane.pl (Polonya), Znanija.com (Rusya, Ukrayna ve diğer Rusça konuşan ülkeler), E-aufgabe.de (Almanya), Misdeberes.es (İspanya, Meksika ve Güney Amerika), NosDevoirs.fr (Fransa), Eodev.com (Türkiye), Brainly.ro (Romanya), Brainly.co.id (Endonezya) ve Brainly.com.br (Portekiz ve Brezilya)

Tüm servisler aylık 22 milyondan fazla tekil kullanıcıya hizmet vermektedirler.

Öğrencilerimiz için gerçekten bir şans niteliği taşıyan bir sistemdir.

Sistem hakkında bir infografik çalışması aşağıdadır.



20 Mayıs 2014 Salı

YouTube Twitch'i 1 milyar dolara alıyor!

Google'ın bünyesindeki YouTube'un Twitch servisi için 1 milyar doları gözden çıkardığı iddia edildi.

Yeni bir rapora göre YouTube, oyun akışı sitesi Twitch'i 1 milyar dolara satın aldı. "Konuyla ilgili kaynakların" Variety'ye yaptığı açıklamaya göre anlaşma, çok yakında duyurulacak. Ancak Wall Street Journal'a göre görüşmeler devam ediyor ve son fiyat henüz belirlenmiş değil.
Anlaşmanın hangi aşamada olduğu bir yana, Variety'nin raporuna göre YouTube, şu sırada anti-tekel endişelerine karşın ABD regülatörlerinin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
Google'ın kontrolündeki YouTube'un Twitch'i satın alması, sitenin kendi canlı akış hizmeti YouTube Live'ın kullanıcı sayısında büyük bir artış anlamına gelebilir. Bunun yanında satın alma, Google+ Hangouts gibi hizmetleri de daha popüler hale getirmekte kullanılabilir. Twitch'in canlı akış özellikleri şu an EA'nın Origin hizmeti, uPlay, Xbox One ve PS4 gibi yeni nesil konsollar ve fazlasıyla entegre olarak sunuluyor. 2011'de yayına başlayan Twitch, bugün bir milyon yayıncıya ve ayda 13 milyar dakika video izleyen 45 milyon eşsiz ziyaretçiye sahip.


12 Mayıs 2014 Pazartesi

Gmail, Yine Tasarımını Değiştiriyor!

Google’ın şimdiye kadar bir çok defa tasarımını değiştirdiği en popüler mail servislerinden biri olan Gmail, bir defa daha tasarım değişikliğine/yenilenmesine gidiyor.

Geek tarafından sızan görüntülerde Gmail’in baştan aşağıya yeni bir tasarıma büründüğünü görebiliyoruz.
Yeni görüntülerde ilk dikkat çeken özelliklerden biri sekme sisteminin kaldırılması. Bunun yerine alt alta sıralama tercih edilmiş ve “Yeni e-posta oluştur!” seçeneği de dikkat çekmesi için sağ köşede yalnız bırakılmış. Bu yeniliklerin dışında “Starred” (Yıldızlı) yerine “Pins” ifadesi kullanılacak olan yeni Gmail’de e-postalar için oluşturulan hatırlatmaları erteleme gibi bir seçenekte bulunacak.

Google, Gmail’i adeta binlerce e-posta içerisinden istediğinizi daha rahat bulabilmeniz için tasarlamış görünüyor.
Yeni Gmail’in ne zaman kullanıcılara sunulacağına dair bir bilgi olmasa da; kısa bir süre önce yeni mobil tasarımının da ortaya çıkması, hem web hemde mobil platformlarında aynı anda bir tasarım değişikliğine gidileceğini düşündürüyor.


5 Mayıs 2014 Pazartesi

Bumerang'dan Video Reklam Atağı!



Bağımsız yayıncı ağı Bumerang, bloggerlara yönelik yeni bir 'kazanç' sistemi geliştirdi.


Türkiye'de bir çok blog yazarının kullanıp gelir elde ettiği Bumerang isimli oluşum yeni bir hamle yaparak blog yazarlarına yeni gelir elde etme imkanı sunuyor. 

Blog Sponsorluğu uygulamasını geçtiğimiz aylarda bir sunum ile tanıtan ve hayata geçiren Bumerang, blog yazarlarına bloglarında yayınlamak üzere video reklam teklifleri gönderecek ve blog yazarları ekledikleri videoların izlenme sayısına göre kazanç elde edecekler.

Bumerang, video reklam uygulamasında blog yazarlarına  farklı alternatifler de sunuyor. Site açıldığında ekranda beliren “Pop-up Video”, blog yazılarının içerisinde yayınlanan “Text Video” ve sitenin farklı bölümlerine yerleştirilebilecek “Widget Video” olmak üzere 3 farklı alternatif bulunuyor.

Bumerang Network’e üye blog yazarları bu yeni model sayesinde blog içeriklerine uygun çeşitli video içerikleri sitelerinde yayınlayarak, video görüntülendikçe kazanç elde edebilecekler.


7 Nisan 2014 Pazartesi

Wikipedia’da YouTube Videolarını İzleyin!

Wikipedia, bilgi kaynağı açısından internetin en yüklü mecrasıdır. Google desteği ile her geçen gün büyümeye devam eden Wikipedia, Chrome tarayıcısı için geliştirilen bir eklenti ile daha kullanılabilir , daha faydalı bir hale geldi diyebilirim.

Wikitube ismi verilen tarayıcı eklentisi ile Wikipedia'da okuduğunuz/araştırdığınız bir konunu yanında o konu ile alakalı youtube videolarını da görebiliyorsunuz. Youtube'un en geniş video arşivine sahip olduğu düşünülürse oldukça faydalı ve kullanışlı bir eklenti diyebiliriz.

Daha önceleri bu gibi işlemleri yapmak için başlı başına birer yazılım kullanmak gerekiyorken artık tarayıcı eklentileri ile daha hızlı ve kolay yapabiliyoruz.

Wikitube eklentisi sayesinde okuduğunuz makale ilgili ayrı bir video araması yapmanıza gerek kalmadan, makale içeriğinde 3 adet videoyu size öneriyor ve makale sayfasından ayrılmadan Wikipedia üzerinden videoları izleyebiliyorsunuz.

Eğer bir Google Chrome kullanıcısıysanız mutlaka edinmeniz gereken eklentilerden birisi olduğunu söylebilirim.

Google Chrome için geliştirilen Chrome Wikitube eklentisini buraya tıklayarak indirebilirsiniz.

Kurulumu oldukça basittir. Yukarıdaki indirme linkine tıklayıp yükle butonuna basınız, tarayıcınız eklentiyi otomatik olarak yükleyip çalışır hale getirecektir.

5 Nisan 2014 Cumartesi

Yandex'ten Sadri Alışık Logosu

Yandex, bugün Sadri Alışık'ın doğum günü olması sebebi ile logosunda Sadri Alışık'a yer verdi. Google'a göre biraz daha Türk kullanıcının hassasiyetlerine değinen yandex güzel bir temas noktası bulduğuna inanıyorum. Google'dan doğan tüm boşlukları doldurarak özellikle Türkiye'de ciddi ilerleme kaydediyor.

Sadri Alışık'ı düşünerek logosuna taşıması bir çok Türk İnternet kullanıcısı tarafından takdirle karşılandı.

Daha önce Yandex ile ilgili yazdığım bazı makaleleri de okumak isteyebilirsiniz.

Yandex Google'a Rakip Olabilir mi?

Yandex Neler Yapmalı?

Yandex Disk Nedir?

Bir Cisim Yaklaşıyor- Yandex Reklamı

13 Mart 2014 Perşembe

MİM; Sevdiğimiz Blogları Tanıtalım ve Kaynaşalım

Geçtiğimiz günlerde Adana'lı Blogger'lar için Toplazi'de açılan bir grup sayesinde tanıştığım Merve'nin blogu pek ilgi alanımda olmasa da o günden beri düzenli olarak takip edip yazılarını okuyorum. Bana değilse de eşime mutlaka yarayacak bir konuda bilgi sahibi olabilirim. Bu sabah ki ziyaretimde ''Sevdiğimiz Blogları Tanıtalım ve Kaynaşalım Mimi'' oluşturduğunu gördüm. Mim blogculuk ile hayat bulan bir kavram olmasına rağmen yeteri kadar kullanılmadığını düşünüyorum. Blogların birbiri ile olan etkileşimini sağlayan bu etkinlik blog yazarları için oldukça faydalıdır.

Baclink sağlarsınız , blogunuz yeni okurlarla tanışır vs... İşin teknik kısmına girmeden ''İsteyen herkes bu mime katılabilir'' dediği için kendimi herkesten biri olarak görüp bu mime katıldım.


Cem Baki ile quup.com isimli sosyal ağ sitesinde tanıştık. quup nedir derseniz buraya tıklayınız. Öğretmen olması vesilesi ile akıcı bir dil ile yazdığı yazılarını okumayı seviyorum. Zamanla ettiğimiz sohbetler neticesinde bizim hanımın köylüsü çıkması da cabası.Gerçek ismi ile değil ancak Cem Baki mahlası ile yazılarını kaleme alıyor. Düzenli olarak takip edilebilecek bir blogdur.

Blog Hocam;
Blog Hocam'ı günlük olarak ziyaret ederim. Blog Tasarım ve geliştirme açısından yayınladığı makaleler oldukça faydalıdır. Bir çok konuda blog hocam'dan istifade ettim. Blog Hocam'da bir kaç kez misafir yazar olarak da yer aldım.
Neden Misafir Yazarlık Yapıyorum
Blogunuzda Etkinlikler Düzenleyin

Ben Blogger'ın Zeki,Çevik ve Ahlaklısını Severim
Blogunuza Vakit Ayırmak Zor Değildir
Blogger Tipleri
Yukarıdaki yazılar ile misafirlik yapmıştım. Tekrar hatırlatmakta fayda vardır. Blog Hocam'ı blogunuzun tasarımı ile ilgili yeni bilgiler öğrenmek için takip edebilirsiniz. Belirli bir disiplin ve düzen ile takip edilmeyi hakeden bir blogdur.

Vaktini Kullan;
Vakit geçirmek adına güzel ve orjinal fikirlerin sunulduğu bir blogdur. Bu blog sayesinde ailece farklı deneyimlere sahip olduk. Örneğin ''Mektup Defteri'' isimli önerisini çok beğendik ve en kısa zamanda uygulayacağız. İlerleyen zamanlarda oğlumuz da okumaya yazmaya başladığında bu etkinliğe o da katılabilecek. Vakit geçirmek için ne yapsam diye düşünüyorsanız ''Vaktini Kullan' blogunun önerilerine bir bakmanızı tavsiye ederim.

Productive Muslim;
Yabancı bir blog olmasına rağmen her gün ziyaret ederim.Üretken bir müslüman olmanın gerekliliği adına üretken yazıları ile insanları yönlendiren bir blogdur. Çok güzel etkinlikler düzenlenir ve güzel materyaller ile ziyaretçilerini ödüllendirir. Doğru,dürüst,güvenilir ve etkin bir müslüman nasıl olmalı sorusuna yayınladıkları makaleler ile cevap veriyorlar. Yabancı blogları seviyorsanız mutlaka takip etmelisiniz.

Medya İstasyonu;
Yeni takip etmeye başladım ancak yazılarının tamamını okudum. Blog Yazarlığının geliştirilmesi adına yayınladığı özgün ve orjinal yazıları ile kısa zamanda blog dünyasındaki sağlam yerine alacağını düşünüyorum. Blog Yazarlığı, SEO, İçerik Pazarlama gibi konular üzerine çok güzel makaleler okuyabilirsiniz.

Sozkonusu.net;
Bir çok genç ve milliyetçi yazarın bir araya gelerek oluşturdukları bir makale sitesidir. Wordpress altyapısını kullanan site bünyesinde en çok yazarı bulunduran nadir sitelerdendir. Üretmenin tükenmişlik sendromu yaşadığı şu günlerde yazarları ile içerik üretim konusun neredeyse içerik fabrikası gibi çalışmaktadır. Bende bu oluşumun bir yazarıyım ancak günlük olarak yeni eklenen makaleleri okumak için ziyaret ederim. Genel de gündeme dair makalelerin yayınlandığını görürsünüz.

Burak Göç;
Kısa zaman önce takip etmeye başladım. Kendisine özgü üslubu ve blog tasarımı ile dikkatimi çekmişti. Özellikle kitaplar ve filmler hakkında güzel yazıları vardır. Blog Tasarımı üzerine yazdığı makaleleri de geriye dönük olarak okudum. Çoğu bildiğim şeylerdi ancak blog tasarımınızı geliştirmek ve yeni fikirler edinmek için ziyaret edebilirsiniz.

Çerezlerim;
Yeni tanıştığımız ve yeni takip etmeye başladığım bir blogdur. Blogger ve Teknoloji üzerine yazıların yayınlandığı bir blogdur. Domainini çok takdir etmiştim neredeyse Jenerik denecek kadar orjinal bir domain olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar bu güzel domain iş yerindeki bilgisayarım sonicwall programı tarafından engellense de evden ziyaret ediyorum.

Egonomik.com;
Yıllardan beri düzenli olarak takip ettiğim ve her zaman özgün,güncel kalmayı başarabilmiş nadir bloglardandır. Mutlaka takip ettiğiniz bloglar arasına almalısınız. Şiddetle tavsiye ediyorum.

Suniypek.com;
Suniypek isimli blogu da yaklaşık bir senedir takip ediyorum. Güzel,özgün ve güncel yazıları vardır. Kendi blogu için Harika Siteler Sitesi sloganını kullanan oldukça orjinal bir blogdur. Tasarımı zaten kendine özgü bir güzelliktedir. Suniypek ne anlama geliyor merak ediyorsanız buradan merakınızı giderebilirsiniz.

Hasan Yalçın;
Yılların tasarımcı ağabeyidir. Blogunda paylaştığı bir çok fontu arşivime almışımdır. Tasarımcının el çantası ismini verdiği blog gerçekten bir çanta gibidir. Ne ararsanız bulabilirsiniz. Grafik ve webtasarımı ile ilgili bir çok faydalı yazıyı bulabilirsiniz. ''Meslek hayatımda, bildiklerimi, gördüklerimi, sevdiklerimi, fikirlerimi ve tecrübelerimi sizlerle paylaşıyorum...'' diyor...
TeaKolik.com;
Adından da anlayacağınız üzere çayı çok seven Hamza Şamlıoğlu'nun blogudur. Yıllardan beri blog dünyasında yer alır ve orjinal bloglar kategorisinin liste başına oturmuştur. Teknoloji ve donanım üzerine makalelerini okuyabilirsiniz.

Beyn.org;
Orjinal bloglardan birisidir. 3 Yazarı ile yayın hayatına devam ediyor. Sade ve kullanışlı tasarımı ile her zaman takdirimi kazanmıştır. Güncel konulara dair makalelerin yanında sosyal medya ve teknoloji üzerine yazılar da okuyabilirsiniz. Gündemi kaçırmayan yakından takip eden bir blogdur.

Daha takip ettiğim onlarca blog var ama okurlarımı daha fazla sıkmamak adına burada noktalıyorum. Belki ilerleyen zamanlarda takip ettiğim bloglar-2 isimli bir makale daha hazırlar ve ismini burada zikretmediğim diğer bloglarında ismini söyleriz.

Yorumlar kısmından takip ettiğiniz blogları yazmayı unutmayınız!

Merve'ye böyle güzel bir mim başlattığı için teşekkür ederim.

Vural Egemen SARIGÖZ

1 Mart 2014 Cumartesi

Yandex Neler Yapmalı?

Hepimizin malumu olduğu gibi tarih boyunca sıcak denizlerimize inmeye çalışan Rusya'nın arama motoru Yandex savaşlarla,diplomatik ve siyasi yollarla olmasa da teknolojinin bir nimeti olan internet ile en azından webmasterlarımızın sıcak denizlerine inmeyi başardı. Daha önce Yandex bu kadar yaygın değilken ve hatta neredeyse Türkçe dil seçeneği yokken hakkında bir kaç makale hazırlamıştım. Bunlardan bir tanesini okumak isterseniz ''Yandex Google'a rakip olabilir mi'' isimli makaleye göz atabilirsiniz.

Yandex her geçen gün kendisini geliştirerek büyüyor. Türk kullanıcıları içinde de sempatik göründüğü aşikardır. Bir çok uzman yada uzman olmayan kişiler tarafından değerlendirmeler yapılıyor. ''Google'a rakip olabilir mi?'' , ''Google'ı devirebilir mi?'' ''alternatif olabilir mi'' , ''Google karşısında dayanabilir mi?'' vs...



Yandex hali hazırda pazardaki payını almış ve kendine yer edinmiştir. İsmini bilmediğim ama mşhur olduğunu düşündüğüm biri ''Eldekini korumak onu elde etmekten zordur'' demiş...

Yandex bu pazarda yer edinmekte zorlansa da bunu başardı ancak bundan daha zoru varsa o da pazardaki yerini korumaktır. Son zamanlarda yaptığı ataklar ile kolay kolay pes edeceğe benzemiyor.

Yandex Disk, Google Drive'dan daha kullanışlı bir arayüze sahip olduğu için çok çabuk tercih edilen bir sistem oldu.

Google Chrome'a alternatif olarak Yandex Browser'ı kullanıma sunması ''düşmanının silahı ile silahlan'' Hadis-i Şerif'ini hatırlattı.

Peki Yandex bu süreçte ne gibi iyileştirmeler/geliştirmeler yaparak konumunu koruyup payını daha da arttırabilir?

Yandex şuan Google ile bir yarış içerisindedir. Bunu kullanıma sundukları servislerden anlamak mümkündür.
Yandex Google ile kıyasıya bir yarış içine girmek istiyorsa. Metrica,Görsel arama, tv reklamları, disk, haritalar gibi özelliklerden daha fazla yoğunlaşıp bir an önce hizmete açması gereken servisler vardır.

Yandex Blogger ve Yandex Adsense diye isimlendirebiliriz.

Yandex ne olursa olsun mutlaka Google'a alternatif bir reklam kazanç sistemini kullanıma sunmalıdır. Bu sayede tercih edilebilirliği çoğalacaktır ki Adsense'den darbe yemiş,banlanmış yada istediğini elde edememiş kişilerin tek mecrası olacaktır. Hem kazanacak hem kazandıracaktır.

Yandex blog dünyasını mutlaka etkilemelidir. Blog Yazarlarına özel bir servisi yayına almalı ve blgo yazarlarına gereken önemi göstermelidir. Yandex Blogger gibi bir sistem ile Google Blogger'a alternatif olabilir.

İlerleyen zamanlarda reklam kazanç sistemi ve blog yazarlarına özel atraksiyonlarda bulunacaklar mı izleyip görelim?

Siz de Yandex'in neler yapması gerektiği hakkında fikirlerinizi yorum bölümünden iletebilirsiniz.

Vural Egemen SARIGÖZ


10 Ocak 2014 Cuma

Vimeo Kapandı Açıldı!

Dünyanın en büyük video paylaşım sitelerinden olan Vimeo mahkeme kararıyla kapatıldı. Siteye akşam saatleri itibariyle erişim engellendi.

Gün içerisinde Vimeo'ya erişim tekrar açıldı.
Şuan erişimde hiç bir problem yoktur.

Kapatılmaya sebep olarak anonymous498453 hesabından toplum ahlakını etkileyen videoların yayına sunulması ve ilgili sitenin bu yayınlara müdahale etmemesi gösterildi.

Siteye giren kullanıcıların bir kısmı ‘Ulaşmaya çalıştığınız internet sitesi İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 08.01.2014 tarihli 2014/23 D. İş ve / sayılı kararı ile erişime engellenmiştir’ uyarısıyla karşılaşırken, bir kısım kullanıcılar ise bu mahkeme kararını da görüntüleyemiyor ve sayfa yüklenemiyordu

Ancak DNS ayarlarını değiştiren veya VPN gibi (Sanal Özel Ağ) yöntemleri kullanan kullanıcılar siteye girmekte herhangi bir sıkıntı yaşamıyordu.

2004 yılında Jake Lodwick ve Zach Klein tarafından ABD ’de kurulan ve kullanıcıların videolarını paylaşabilmelerini ve görüntüleyebilmelerini sağlayan Vimeo dünyanın en çok tıklanan 100 sitesi içinde yer alıyor.

21 Kasım 2013 Perşembe

İNTERNETTEN ALIŞ VERİŞTE GÜVENLİK!


İnternet, teknolojinin nimetleri arasında saygın bir yeri hak ediyor. İnternetin ülkemizde git gide yaygınlaşması ile internet üzerinden alış veriş yapmak da gelişen dünyanın bir gerekliliği haline geldi. Artık bir ‘’tık’’ ile birçok ihtiyacımızı ayağımıza getirtebiliyoruz. İnsanların birçoğu internetten alış veriş hakkında olumsuz düşünüp, güvensizlik duygusu beslese de şimdilerde internet üzerinden bir şeyler alıp satanların sayısı azımsanmayacak kadar çoktur.
‘’Sanal dünyadan gerçek bir şey alıp satmak’’ diye düşünürsek güvensizlik duygusunun oluşması gayet doğaldır.
İnternet üzerinden sipariş ilk defa 1994 yılında Amerika’da Pizza Hut tarafından alınmıştır. 1995 yılında bu gün tüm dünyada tanınan ve en büyük alış veriş sitelerinden birisi olan Amazon kuruldu. Amazon’un hemen arkasından 1996 yılında Ebay ismiyle yeni bir online alış veriş sitesi açıldı. Türkiye’de online alış veriş dünyadan biraz geç de olsa 1998 yılında Hepsi Burada isimli internet sitesi ile başlamış oldu.
İnternetten alış verişi tasvip etmeyenlerin en büyük ve haklı dayanağı dokunmadan alış veriş yapmaktır.
Mesela; İnternet üzerinden aldığınız bir elbise ya da ayakkabı size uymayabilir.
İnternet’ten standartlaşmış ürünleri satın almak bir konfordur. İnternetten alış veriş yapmanın bize ucuzluk olarak geri döndüğünü de ihmal etmemeliyiz. Sahaflarda 30 liraya elde edeceğiniz bir kitabı büyük kitap sitelerinden yarı fiyatına alabilmeniz mümkündür.
Online alış veriş her geçen gün güvenlik seviyesine ivme kazandırırken güvenli alış veriş yapmak için dikkat etmemiz gereken noktalar vardır. Dolandırılmamak için, mağdur olmamak için bir internet kullanıcısı olarak üzerimize düşen görevleri yerine getirdiğimiz de güvenli bir şekilde internet üzerinden alış verişimizi yapabiliriz.
Ülkemizde binlerce alış veriş sitesinden bahsetmek mümkündür. Bazıları bizlere güvenli alış verişin kapılarını açarken kimi siteler güvenlik dersinden sınıfta kalabiliyor. Dolandırıcılık için hususi olarak açılmış, e-ticaret sitelerini de göz ardı etmemeliyiz.
Güvenli Sitelerden Alış Veriş Yapmalıyız!
Alış veriş yapacağınız sitenin teknik olarak hiçbir eksiği bulunmamalıdır. Bunun için tüm resmi yükümlülüklerini yerine getirmiş ve finansal işlemlerin yapıldığı siteler için geliştirilmiş SSL yani şifrelenmiş güvenli bağlantı kullanan siteleri tercih etmelisiniz. SSL ile şifrelenmiş bir bağlantıya kredi kartı bilgilerinizi girdiğinizde / gönderdiğinizde girilin veriler art niyetli kişilerin eline geçse dahi bu bilgiler şifrelenmiş olduğu için çözülemezler. SSL ile şifrelenmiş veriler yalnızca verilen gönderildiği siteler tarafından çözülebilir. Şifrelenmiş bağlantının anlaşılması için dikkat etmemiş gereken iki detay vardır. Öncelikle adres satırı http:// yerine https:// ile başlamalıdır. Buradaki S harfi secure yani güvenli anlamına gelmektedir. İkinci olarak tarayıcınızın adres çubuğunda bir kapalı bir kilit simgesi görünmelidir. Genellikle kilit simgesine tıkladığınız da sitenin SSL sertifikası ile ilgili bilgilere erişebilirsiniz. SSL sertifikası almak için bu konuda uzman kurum ve kuruluşlara belirli bir miktar ücret ödemek ve onaydan geçmek gerekmektedir. Bu durum sitenin güvenliği ciddiye aldığını ve kullanıcısının güvenini hak ettiğini gösterir. Tarayıcınız sitenin SSL sertifikasının geçersiz olduğu şeklinde bir uyarı veriyorsa o siteden kesinlikle alış veriş yapmamalısınız. SSL Sertifikasını yalnızca alış veriş sitelerinde değil girdiğimiz tüm siteler de gözetlememiz bizim faydamıza olacaktır. Örneğin; Facebook sayfasına girdiğinizde hem https:// hemde kilit işaretini görürsünüz. Bu güvenliğin üst seviyede olduğu bir bağlantı ve site anlamına gelir.

Bazı sitelerde https:// ve kilit simgesi ödeme sayfasına gelinceye kadar görünmez. Ödeme sayfasına gelmenize rağmen hala güvenli bağlantı gelmiyorsa o siteden ivedi bir şekilde uzaklaşmalısınız.

Güvenilir ve Tanınmış Sitelerden Alış Veriş Yapmalıyız!

Bundan kasıt yıllardır kullanıcısına alış veriş imkânı sunan siteleri kullanmaktır. Teknik ve altyapı olarak kullanıcının tüm güvenliğini sağlamış ve bu hususta birçok internet kullanıcısının güvenini kazanmış, adını duyurmuş siteler güvenilir sitelerdir.
Adını yeni duyduğunuz bir siteden alış veriş yapmadan önce o sitenin ödeme seçeneklerine göz gezdirin. Genelde güvenli siteler yalnızca kredi kartı ile değil, kapıda ödeme, mobil ödeme, havale, paypal gibi zengin ödeme seçenekleri sunarlar. Sitenin iletişim bilgilerini mutlaka kontrol edin. Adres, telefon, şirket adı gibi bilgilerin bulunup bulunmadığına bakın. Sitenin tasarımı profesyonel bir hava oluşturuyor, grafikler çözünürlüğü yüksek bir şekilde yayınlanıyor ve tasarımı kullanıcının kolayca kavrayabileceği bir şekildeyse o site güvenlidir.
İnternet sitelerinde, şikâyet sitelerinde, forumlarda site hakkındaki şikayetleri takip edin. Şikâyetlerin çokluğundan ziyade şikâyetlerin cevaplanıp, çözüme kavuşturulduğuna bakın. Gerçek hayatta mağazalar arasında serbest rekabetten doğan fiyat farkları elbette ki sanal dünyanın mağazalarında da olacaktır ancak 100o liralık bir ürünü 99 lira gibi bir fiyat ile satan bir siteye rasgeldiğiniz de o siteye şüpheli yaklaşmalısınız.

Ödeme Seçenekleri / Güvenli Ödeme!
Türkiye’de online alış verişte kullanılan en temel ödeme seçenekleri kredi kartı ve havale/EFT’dir. Bazı siteler mobil ödeme, kapıda ödeme gibi seçenekler sunabilir. Havale/EFT ile ödeme yaptığınızda alış verişinize taksit yaptıramazsınız ve havale/EFT ücreti ödersiniz. Bu durumda birçok site havale/EFT ile yapılan ödemeler %6’ya varan indirimler uygulamaktadır. Kredi kartı ile ödeme yaparsanız bu indirimlerden faydalanamaz ama taksit seçeneğinden faydalanabilirsiniz. Bazı sitelerde kredi kartlarında biriken hediye puanların para olarak kullanılması da mümkündür. Kredi kartıyla alış veriş yapanlar için Sanal Kart kullanılması iyi olacaktır. Sanal Kart birçok banka tarafından müşterisine ücretsiz ya da küçük bir ücret karşılığında limiti hareketsiz zamanlarda 0 lira olan ve istenildiğinde miktarına istenilen kadar para aktarmak suretiyle güvenli alış veriş için kullanılan bir karttır. Kart fiziksel olarak yoktur ancak üzerinde yapılacak her türlü işlem gerçektir. Limitinin 0 tl olması bilgilerinizin çalınmış olması durumunda dahi başkaları tarafından mağdur edilmemenizi sağlayacaktır. Sanal kartı kullanmak istediğinizde sanal kartınıza gerçek kredi kartınızdan kullanacağınız miktar kadar para aktararak güvenli bir şekilde alış verişinizi yapabilirsiniz. Alış verişinizi yapmasanız bile sanal kartın limiti gün sonunda tekrar banka tarafından otomatik olarak sıfırlanır ve aktardığınız para tekrar yerine iade edilir. Sanal kartla yapacağınız her türlü işlem hesap hareketi olarak ay sonunda ekstrenizde görünecektir. Kredi kartıyla ödeme yaparsanız bir sorunla karşılaştığınızda bankanızdan iade talep edebilirsiniz. Havale ya da EFT ile iade mümkün değildir. Ödeme aşamasında bütün sorumluluğu sitenin üzerine atmamalı, kendi bilgisayarımızın güvenliğine de dikkat etmeliyiz. Öncelikle size ait olmayan bir bilgisayarda işlem yapmamalıyız. Kendi bilgisayarınızda ise mutlaka bir anti virüs yazılımı yüklü ve güncel olmalıdır. Alış Veriş siteleri genel de kredi kartı bilgilerini kaydetmezler çünkü veri tabanlarının çalınması durumunda başları büyük derde gireceği için bu sorumluluğun altında kesinlikle girmezler yine de size kredi kartı bilgilerinizin kaydedilmesi için bir seçenek sunulursa kesinlikle bilgilerinizin kaydedilmesine izin vermeyin.
Phishing’e Dikkat Etmeliyiz!
Phishing bilgi ve veri hırsızlığı amacıyla bir siteden ya da şirketten geliyormuş gibi sahte e-posta gönderilmesine Phishing yani kimlik avı ya da amiyane tabirle oltacılık denir. Güvenli sitelerin adı kullanılarak gönderilen bu e-postalar yer alan bağlantılara tıkladığınız da yönlendirildiğiniz bağlantıyı mutlaka kontrol edin. Mesela garanti.com.tr adına gönderilen bir e-postadaki bağlantıya tıkladığınız da bağlantı garanti.com.tr adresine değil de garanti1.com gibi bir adrese yönleniyorsa kandırmak için gönderilmiş bir e-postadır. Bu durumda belirli bağlantılara tıklayarak değil adres çubuğuna sitenin bizzat adını elinizle yazmanız bu sahteciliğin önüne geçmek için en iyi yöntemdir.
İade Koşullarını İncelemeliyiz!
Tüketici kanunları gereği aldığımız bir ürünü belirli bir süre içerisinde belirli koşullar altında iade etme hakkımız vardır. Tüketicinin korunması hakkındaki kanun da online alışverişlerde (buna mesafeli sözleşme de deniliyor) 7 gün içerisinde hiçbir gerekçe göstermeden iade edilebilir ve satıcı 10 gün içerisinde malın bedelini geri ödemek mecburiyetindedir. Malın hiçbir kusuru olmasa dahi 7 gün içerisinde iade hakkınız vardır. Bu kanunda belirtilen zorunlulukların dışındaki durumlar siteden siteye değişiklik gösterebilir. Tüm siteler iade yaparken ürünün orijinal kutusunda iade edilmesini şart koşmaktadır. İade ürün ile birlikte ürünün faturasını da göndermelisiniz. Ayrıca bir dilekçe yazarak iade sebebini açıkça anlatmanız gerekmektedir. Bunun için bazı siteler iade formu mevcuttur. Sitenin iade koşulları sayfasını mutlaka okuyunuz ve okuduktan sonra alış verişinizi yapınız. Eğer iade koşulları şeklinde yada benzeri bir ibare ile yer alan bir sayfa mevcut değilse çok büyük miktarlar da alış veriş yapmayınız. İade edeceğiniz ürün ayıplı yani kusurluysa kargo ücretini yine satıcı firma ödeyecektir. Teslim aldığınız kargo şirketi ile göndermeniz mecburidir. Ürünün ayıplı/kusurlu olduğunu belirttikten sonra karşı ödemeli göndermelisiniz aksi takdirde gönderdiğiniz paketi açan satıcı yetkilileri kusur beyanı bulamadıklarında kargo ücretini ödemeyecek ve kargo şirketine ürünü geri iade edeceklerdir. İade karşılığında bazı siteler paranın iadesi yerine hediye çeki vermeyi önerebilir yada bunu siz talep edebilirsiniz. Bu durumda hediye çekini yada parayı tercih etmek size kalmıştır. Parayı istediğinizde satıcı para iadesi yapmak zorundadır. Burada dikkat edilmesi gereken ne detaylı husus kredi kartından taksitli bir şekilde ödeme yaptıysanız satıcı firma size paranızı aynı taksitler tutarında taksit taksit ödeme yapacaktır.
Tüketici Hakları!
Ülkemizde Tüketici Hakları adı altında ki kanunlar sadece gerçek alış verişlerde değil internet üzerinden yapılan alış verişlerde de tüketiciyi korumayı hedeflemektedir. Bu kanunlar çerçevesinde satıcı firma size ayıplı/kusurlu bir ürün sattıysa 30 gün içerisinde ürünü iade edip paranızın iadesini talep edebilirsiniz. Bazı şirketler böyle durumlarda kendi sitelerinde yer alan koşulları size sunabilir ve iade hakkınızın olmadığını veya süresini geçirdiğinizi söyleyebilirler. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4822 ve 4077 sayılı maddelerinde tek taraflı sözleşme sunulamayacağı açıkça vurgulanmıştır.
Alış veriş yaparken mağdur olmamak için yukarıda yazılanları dikkate almanızı öneririm.
Herkese hayırlı alış verişler dilerim.
Vural Egemen Sarıgöz
05.06.2013

26 Mayıs 2013 Pazar

Kitap Okumuyoruz!

Kitap ve Kütüphane Üzerine İstatistiki Bilgiler 


Türkiye'de 5 kişiye 1 kitap düşüyor!

- AB'ye üye ülkelerden nüfusu bize yakın olan (80 milyon) Almanya'da 7500 kişiye 1 halk kütüphanesi düşerken Türkiye'de 68 bin 500 kişiye 1 halk kütüphanesi düşüyor. 

- Almanya'da halk kütüphanelerinde toplam 104 milyon kitap varken bizde toplam 13 milyon kitap var. Almanya'da halk kütüphanesi başına düşen kitap sayısı 25 bin iken Türkiye'de 6 bin. AB ortalaması 16 bin. 

- Almanya'da kişi başına 1.3 kitap düşerken Türkiye'de 5 kişiye 1 kitap düşüyor. AB ortalaması ise kişi başına 3 kitap. 

- Almanya nüfusunun yüzde 10'u halk kütüphanelerine üye iken Türkiye nüfusunun yüzde 1'i üye. AB ülkelerinin halk kütüphanelerine üyelik oranı ise yüzde 25. 

- Toplam nüfusu sadece 7 milyon olan Azerbaycan'da kitaplar ortalama 100.000 tirajla basılırken, Türkiye'de bu rakam 2000 - 3000 civarında basılmaktadır. 

- Gelişmiş ülkelerde kişi başına düşen yıllık kitap alımı, ortalama 100 ABD doları, Türkiye'de ise bu rakam 10 ABD dolarının altındadır. 

- Türkiye'de her 100 kişiden sadece 4,5 kişi kitap okuyor. 

- Japonya'da yılda 4 milyar 200 milyon kitap basılıyor. Türkiye'de sadece 23 milyon. 

- Birleşmiş Milletler İnsani Gelişim Raporu'nda, kitap okuma oranında Türkiye, Malezya, Libya ve Ermenistan gibi ülkelerin bulunduğu 173 ülke arasında 86. sırada. 

- Japonya'da kişi başına düşen kitap sayısı yılda 25, Fransa'da 7. Türkiye'de ise yılda 12 bin 89 kişiye 1 kitap düşüyor.

20 Aralık 2012 Perşembe

Oblogi Nedir?


Bu gün sizlere yeni bir sosyal ağdan bahsedeceğim. Şimdi ''of yeter yahu , durmadan yeni sosyal ağ sitesi açılıyor'' diyorsunuzdur. Durun , sinir yapmayın , bu defa ki biraz farklı. Obligo isimli 11 farklı dilde yayın yapacak olan Global Akıllı Ağı'dır. Kullanıcıların paylaşımlarını ve beğenilerini , uygulamalar üzerinden puanlama ve rozetleme tekniği ile derecelendirilir. 
Oyunlaştırma (gamification) ile puanlamayı (level)  birleştirerek kullanıcıları değerledirir.

Gamefication / Oyunlaştırma Nedir?

Oyunlarda kulllanılan kavramları , öğeleri oyun alanı olmayan yerlere yani web sayfalarına uygulamaktır. 


Oblogi'de paylaşımlarınız ile kazancağınız puanlar sayesinde kendi sayfanızda reklam yayınlayabileceksiniz.

O Media seçeneği bütün haberleri tek bir merkezden takip edebilirsiniz.

O Moody seçeneği ile o anki ruh halinizi paylaşır ve o an sizinle aynı ruh halinde bulunana kişilerle yeni arkadaşlıklar kurabilirsiniz.Yada farklı ruh haline sahip kişileri derdine derman edebilirsiniz. Sizin sinirli olduğunuz anca neşeli olan biriyle yapacağınız hoş bir sohbet sinirlerinizin yatışmasına yardımcı olacaktır.

O Commorce seçeneği ile e-ticaret siteleri ile anlaşır , ürünler hakkında blogunda içerik hazırlayıp yayınlar ve ona iş ortağı olabilirsiniz. Ayrıca Oblogi üzerinden kendi ticaret siteni kurup kendi ürünlerin yada başkalarının ürünlerini satarak gelir elde edebilirsiniz. Üstelik e-ticaret sitesi kurmak için yazılımcı, tasarımcı olmanıza gerek yok O Code seçeneği ile Açık Kaynak Kod Havuzundan istediğin tasarım ile işe koyulabilirsiniz. Bir nevi bloggerları,sosyal ağ kullanıcılarını ve e-ticaret sitelerini bir araya getiriyor diyebiliriz.

Oblogi içerisinde kendinize bir blog dahi açabilirsiniz.

O Trasnlator Seçeneği ile Oblogi içerisinde çeviri hizmeti alabilirsiniz.

O Learning Seçeneği konferans , seminer ve wordshop ortamı oluşturabilirsiniz.

O Guild Seçeneği ile aynı yetenek ve becerideki insanların , aynı hizmeti verenlerin oluşturacağı toplulukları görebilirsiniz.

O Lance seçeneceği ile freelance çalışan ve hizmet verenleri bir arada bulabilirsiniz.

O Vents Seçeneği Oblogi kapasamında yapılacak lokal etkinliklerdir.

O Team ile takıma katılıp projeler üreten ekip arasında yerinizi alabilirsiniz.





8 Kasım 2012 Perşembe

MSN için Yolun sonu Göründü...



Ünlü Teknoloji haber sitesi The Verge içinde bulunduğumuz 2012 yılının başında , ortaya bir iddaa atmıştı. İddaa'ya göre; '' Microsoft MSN'i yayından ve kullanımdan kaldıracağı'' hususundaydı. Bir çok bilir kişiye göre bunun imkanı yoktu. Hatta bu iddaayı çürütmek isteyenler Microsoft'un bu iddaa'yı haber yapanlar hakkında yasal işlem başlatacağını dahi söyledi.

MSN'i ilk başta Myspace'e entegre etmenin formülünü arayacak olan Microsoft daha sonra MSN yerine skype odaklı bir haberleşmeyi kullanıma sunacağı iddaası gerçeğe dönüştü. Bu durumda The Verge isimli site şöhretine şöhret , güvenilir yayınlarına bir yenisini daha eklemiş oldu.


Buraya kadar bir söylentiden ibaret olan durumun geçtiğimiz günlerde Skype'nin Başkanı Tony Bates Skype Bloğundan bir resmi açıklama yaparak ''2013 yılının ilk çeyreğinde Çin hariç tüm ülkelerde MSN kullanıma kapatılacaktır'' ifadesi ile tüm dünyaya duyurdu.


MSN kullanıcıları Skype üzerinden hotmail hesapları ile oturum açarak , anlık görüşme hizmetini skype üzerinden alacaklar. Bir süreliğine hotmail hesabı ile oturum açılmasının sebebi insanların skype'ye alışmaları ve kullanım pratiği kazanmaları için olduğu bildirildi.

1999 yılında hayatımıza giren MSN böylelikle tahtını Microsoft'un 2011 yılında 8.1 milyon dolara satın aldığı yeni aile bireyine devretmiş olacak.

Anlık Mesajlaşma Hizmetleri veren yazılımlar arasında % 40 gibi büyük bir pazar payına sahip olan MSN aylık 300 milyon kişi tarafından kullanılıyordu.
Bir süreliğine skype üzerinden hizmetine devam ettikten sonra henüz kararlaştırılmamış bir tarihte tamamen kullanımdan ve yayından kaldırılacak olması bir çok MSN kullanıcısını hayal kırıklığına uğratacaktır.

MSN listelerinizi şimdiden skype'ye aktarmanızı daha sonra da bu yöntemle iletişimde bulunduğunuz kişilerle haberleşmenizi sağlamak için farklı yöntemlere yönelmenizi tavsiye ederim. Facebook ile anlık mesajlaşma hizmetini kullanabilirsiniz.

Peki böyle köklenmiş ve birçok internet kullanıcısının ilk tercihi olan hizmet silinip atılabilir mi?

Elbetteki Microsoft içinde kolay olmayacaktır. Sonuçta yılların altyapısı ve birikimi var. İnsanların alışkanlıkları ve yedekleri var. Bana kalırsa MSN'i bir süreliğine skype üzerinden hizmete sürmek , alınabilecek tepkilere karşı bir yatıştırma taktiğidir.

Aslında , Microsoft ileriyi gören ve akıllı bir hamle yapmaktadır. Günümüzde 900 milyona ulaşmış olan Facebook kullanıcısı Facebook'un hizmete sunduğu sohbet imkanı ile MSN'in tahtı zaten sarsılmıştı.

Velhasılı kelam İnternet dünyasında bir çok vazgeçilmez hizmet gibi MSN'de miyadını doldurmak üzere...

Vural Egemen SARIGÖZ
08.11.2012




16 Ekim 2012 Salı

Youtube Tıklanmaya Değil Süreye Bakıyor!



YouTube'da yaptığınız aramalarda karşınıza çıkan videolar, genellikle en çok tıklanan videolardır. YouTube bu şekilde size en işe yarar, aramanızla en ilgili video sonuçlarını göstermeyi amaçlıyor. Bununla birlikte YouTube'da yanıltıcı bir isme sahip olup içinde hiç bir şey olmayan videolar da var. Ancak YouTube, son zamanlarda yaptığı bir değişiklikle bunun üstesinden gelmeye başladı bile: Sonuçlarda izlenme süresi daha uzun olan videoları yukarı taşıyarak.

Bu değişiklik, YouTube'a video yükleyenlerin daha kaliteli içerikler oluşturmalarını da sağlayacak. Eskisi gibi bir videoya tıklanması, videonun sahibi için yeterli olmayacak ve izlenmeye değer videoların sayısı artacak.

Yenilik, video yükleyenler için bir başka öneme daha sahip. Videoların arama sonuçlarında nasıl sıralandığından haberdar olan video sahiplerinin, videolarını buna göre optimize etmeleri gerekecek.

YouTube, bu güncellemeyle beraber analytics sayfasına yeni bir bölüm daha eklemiş bulunuyor. Bu bölümde video sahipleri, videolarının hangi uzunlukta seyredildiğini görebiliyorlar.